
Ben gastronomiyi araştırmaya başladığımda bir ülkenin en temel kültürel miraslarından biri olduğunu gördüm. Ayrıca gastronominin turizmde tek başına ne kadar pay sahibi olduğunu fark ettim. Kısacası bu alanın faaliyetleriyle beslenen turizm, ülke gelirlerini arttırıyor.
En önemlisi de ülke tanıtımında önemli bir rol üstleniyor…
Merhaba Değerli Gastro Magazin okurları,
Öncelikle sizlerle bir arada olmaktan, düşüncelerimi ve birikimlerimi sizlerle paylaşmaktan dolayı çok heyecanlıyım. Fakat en büyük heyecanı da böylesi güzel bir oluşumun içinde bulunduğum için yaşıyorum. Bu nedenle de burada olmama olanak sağlayan imtiyaz sahibimiz Sayın Benusen Toprakkaya’ya çok teşekkür ediyorum.
Gerçi benim çalışma alanım yıllardır polis ve adliye muhabirliği idi. Magazin ve diğer branşlara karşı hep bir mesafem olmuştur. O yüzden anlatacağım hikâyelerde ya da eleştirilerde her ne kadar sürçülisan edersem affola.
Sizlere güzel bir yazı hazırlamak için gastronomiyle ilgili makaleleri, bilimsel yazıları ve yemek hakkında ustaların yazılarını okudum. Sıkça duyduğumuz, hatta ismiyle özdeşleşen gastronomi festivallerini takip ettim. Bir yerde okuduğum yazının girişindeki cümle çok hoşuma gitti: (Gastronominin temel amacı mümkün olduğunca çevrendeki besinlerle doymak, insanları doyurmak ve israftan insanı korumaktır.)
Okurken anlam verememiştim ama anlamak için tekrar tekrar okuduğumda cümlenin derinlik kazandığını gördüm. Çok güzel bir söz değil mi insanı israftan korumak? Gerçekten de şu dönem insanlar açlıkla mücadele ederken israfa dikkat çekmek oldukça anlamlı. Onca otelin, büyük restoranların kalan yemekleri ya da dolapta kalmış sebzeleri ne yazık ki çöplere dökülüyor. Oysaki bunlar değerlendirilse çok güzel olmaz mı? Neyse politikaya girmeyeceğim, kaldığımız yerden devam…
Ben gastronomiyi araştırmaya başladığımda bir ülkenin en temel kültürel miraslarından biri olduğunu gördüm. Ayrıca gastronominin turizmde tek başına ne kadar pay sahibi olduğunu fark ettim. Kısacası bu alanın faaliyetleriyle beslenen turizm, ülke gelirlerini arttırıyor. En önemlisi de ülke tanıtımında önemli bir rol üstleniyor. Bunun en güzel örnekleri Fransa ve İtalya’dır. Fransa’yı ziyaret eden turistler her ne kadar şehrin tarihini görmek istese de Fransız mutfağının lezzetlerini de merak ediyor ve deneyimliyor.
İtalya da dünyanın önde gelen gastronomi merkezinden birisidir. Özellikle trüf mantarını, Chianti şarabını, bölgeye özgü et yemeklerini ve zeytinyağlarını tatmak isteyen turistler burayı tercih etmektedir.
Kısacası bana uzak olan sektörü şöyle bir araştırınca aklım durdu! Meğer ne kadar önemliymiş gastronomi! Ben de böylesi önemi konuyu ciddiye alıp sizler için farklı ama bilgi dolu konuları ele alarak paylaşacağım.
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere…
Sevgiyle…





